CUMHURIYET AHLAK ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYANAN BİR ÜLKÜDÜR, CUMHURİYET ERDEMDİR
Bir Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Vay darbeci vay!

Vay darbeci vay!


Ne laflar ne komplolar…
Sebebi, Türkiye'nin kredi notunu düşüren Moody's!
Moody's dedi ki; Türkiye'ye kredi vermeyin ödeyemeyebilir!
Vay bunu diyen sen misin?..
Neler yazmıyorlar ki? “Moody's, Türkiye ekonomisini zora sokup darbe yaptırmak için kredi itibarımızı düşürdü!”
Peki, diyelim öyle…
Türkiye ekonomisi çok mu iyi durumda?
Büyük ekonomik krizin yaşandığı 2001'de Türkiye ekonomisi dünya sıralamasında 17'nci sıradaydı.
Bugün nerede? Bir ara 18'inci sıraya yükseldi ama yine 17'nci sıraya düştü! Hani ilk 10'a girecekti, ne oldu? Aksine… Bu gidişle 2025 yılında ilk 20'ye giremeyeceği sır değil.
Ayrıca…
Türk ekonomisinin dünya pazarında bulunma yeri 59'uncu sıra! (Güney Kore 13, İsrail 16, Bulgaristan'ın 36'ıncı sırada olduğunu anımsatayım.)
Her gün hükümetten kalkınma masalı dinliyoruz; oysa Birleşmiş Milletler Gelişme Fonu'na göre kalkınma endeksimiz; Ruanda ve Zimbabve ile birlikte ikinci lig!..
Birinci ligde “battılar” diye alay ettiğiniz Yunanistan- Küba var!
Evet, Moody's'e ne kızıyorsunuz?
Büyüme rakamlarını; reel değil, enflasyonu hesaba katmayan nominal artışla hesaplıyorsunuz. Yani, kişi başına milli gelirin üç kat arttığı koca bir balon! Cebindeki paranın büyüklüğü değil; pazarda o parayla ne aldığın önemli! Ev kadınlarına sor anlatsın pazarın durumunu…
Kimseye değil kendinize kızınız!
1980 yılında kişi başı milli gelirimiz; İspanya ile eşit; ve Güney Kore'den iyiydi. Bugün ikisi de Türkiye'yi fersah fersah geçti. İspanya 30 bin, Güney Kore 26 bin doları buldu.
Türkiye ise -rant ekonomisi- inşaat yapmayı sürdürüyor; varını yoğunu betona gömüyor.
Dünya teknolojiye yatırım yapıyor; betonla övünen tek ülke Türkiye…

BİR SAMSUNG DEĞİLİZ

Moody's hakkında yazıp-söyleyenlerin, en kaliteli devlet okullarından Kadıköy Anadolu Lisesi'ni (Maarif Koleji) yok etmeye çalışması tesadüf mü? Değil…
İmam hatip okullarından Osmanlıca öğrenmeye kadar eğitime dayatılanlar da tesadüf değil.
Ekonominin lokomotifi, yüksek becerili insanlar mı; dinini sular seller gibi ezberleyen kinci kuşaklar mı? İktidarın tercihi belli…
Oysa dünya nerede?
Güney Kore şirketi Samsung'un 2015'te aldığı patent sayısı 5 bin 72 iken, aynı yıl Türkiye'de sadece patent için başvuranların sayısı 4 bin 665! Samsung'un bir yılda aldığı patent, Türkiye'nin 50 yılda aldığının 18 katı.
Yüksek teknoloji şirketleri borsası/NASDAQ'ta tek bir Türk şirketi niye yok?
Dünya inovatif/yenilikçilik sıralamasında Türkiye 68'inci sırada. Şaşırtıcı mı, değil. Çünkü…
Türk çocuklarının dünyada “yaratıcılık ve problem çözmede” başarı oranı yüzde 2.2. Güney Kore'nin ise 28!
Dünyada bilgiye dayalı bir ekonomi kuruluyor. Bunun temeli Osmanlıca ya da din bilgisi değil; matematik-fen yani yaratıcılığa dayalı eğitim!
Bugün dünyada eğitim denince ilk akla gelen neden Finlandiya oluyor? Finli çocuklar matematik, fen ve okuma becerilerinde dünya zirvesinde çünkü.
Bilgiye ulaşmada Finlandiya dünyada ilk sırada yer alırken; biz 154'üncüyüz!
1970'li yıllara kadar ekonomisi Türkiye seviyesindeki Finlandiya'nın milli geliri bugün nasıl dört katımız oldu?Eğitimle ve itibarıyla AR-GE ile oldu. NOKIA nasıl doğdu sanıyorsunuz?
Biz ise hâlâ bir dünya markası çıkarmış değiliz. Laf üretiyoruz.
Hâlâ 100 yıl öncesinin teknolojisiyle yerli-milli otomobil üretmekten bahsediyoruz. Jet Fadıl'ın “yaptığı” otomobilden medet umanların ülkesi burası! Evet…
Jet Fadılları rol model yapanların; 61 yıldır ülke için nitelikli kuşaklar yetiştiren Maarif Koleji'ni yok etmesi hiç tesadüf değil…

DÜNYA REKORUMUZ

Moody's Türkiye ekonomisine nasıl güvenmezmiş!
Sen güveniyor musun?
Bu ülkenin temelinde güvensizlik yok mu? Türkiye'de her 100 kişiden 92'si başkasına güvenmiyor!
Söylesenize, bizi kim bu derece kutuplaştırdı; birbirine güvensiz yaptı; Moody's mi?
Güven konusunda Moody'se ne kızıyorsunuz?
“Toplumsal uzlaşma” dediniz; nerede tartışmalı konu varsa getirip dayatıyorsunuz.
Sırf güvensizliğinizden dünyanın en itibarlı üniversitelerinden ODTÜ'yü hedef haline getirdiniz.  Bizden diye atadığınız rektörle İTÜ'yü bitirdiniz.
Laik eğitim isteyenleri dövüp mahkeme karşısına çıkarıyorsunuz.
Tek bildiğiniz, tek çözüm aracınız; güvenlikçi politikalar/ polisiye tedbirler! Bu anlayışla toplumsal uzlaşma olabilir mi? Bu anlayışla/özgür düşünceyi kelepçeleyerek ekonomi gelişir mi; bir dünya devi şirket çıkarılabilir mi?
Bakınız…
Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavlarında yerimiz sondan üçüncü! Dünya bu sınavı konuşurken, biz umursamıyoruz bile.
İktidarın önemsediği, okullarda mescit sorununun giderilmiş olması!
Aslında… Neyi tartışıyoruz ki…
Demokrasi endeksimiz; Uganda, Tanzanya, Mali'nin ardından 97'nci sırada!
İnsani gelişme endeksimiz; Umman, Lübnan, İran'ın ardından 72'inci sırada!
Dış ve iç borçlara, bütçe açığı konularına girmeye gerek var mı?
“Devenin” neresi eğri değil ki…
Neymiş?
Moody's kredi notumuzu nasıl düşürürmüş; vay darbeci vay!..
Moody's'e kızacağınıza aynaya baksanıza!..
Sanırım…
Gerçeklerle yüzleşmekten kaçınmada dünya rekoruna sahibiz!


Kaynak: https://bit.ly/2uAV8GS

Cumhurbaşkanı’na tarihi cevap !

Cumhurbaşkanı’na tarihi cevap !

   

“CHP’nin tek parti diktatörlüğünde ne yapıldı Allahaşkına?”
“CHP’ye soruyorum; Yahu senin bu memlekette dikili bir ağacın mı var?”
“Bu cibiliyetsiz partinin bu ülkeye hiçbir katkısı olmamıştır”
“CHP iktidarında şu ülkede bir taş üstüne taş kondu mu?”
“Biz bu CHP’nin cemaziyelevvelini (tüm geçmişini) biliriz, hiçbir eserleri, emekleri yoktur bu ülkede”

Yukarıdaki sözler Sn. Erdoğana ait.
Ben bir yurttaşım. Bu memleketin ekmeğini yedim… Suyunu içtim, okullarında okudum, rampa yukarı yollarında yürüdüm. Jopunu da yedim baklavasını da…
Ömrüm de bu ülkede son bulacak.
Mustafa Kemal sonrası CHP’ye mesafeli durdum. İnönü döneminde hem doğru bulduğum hem de yanlış bulduğum politikalar var.
Ama bu, ona saygı duymama engel değil.
Toplumcu, sosyalist programlara daha yakın hissettim kendimi her zaman.
Ama bu CHP’nin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine saygı duymama engel değil.
Saldırmaya CHP’den başlayıp, İnönü ile devam edenlerin gerçek amaçlarının Mustafa Kemal’e saldırmak olduğunu, bunu alenen yapmalarına çok az bir zaman kaldığını görmeme engel değil…
Ama şu ”cibilliyetsiz” dönemi çok merak ettim.
Kafama taktım ve araştırıp yazdım.
Liste uzun; çünkü dünyaya damgasını vurmuştu!

İşte hayalken gerçek olanlar:

1923 – Cumhuriyet Halk Partisi Kuruldu. (9 Eylül 1923)
1923 – CHP Genel Başkanlığına Mustafa Kemal Atatürk seçildi. (11 Eylül 1923)
1923 – Ankara Başkent ilan edildi. (13 Ekim 1923)
1923 – Cumhuriyet ilan edildi (29 Ekim 1923)
1923 – Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu kuruldu.
1924 – Hilafet kaldırıldı.
1924 – Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) kabul edildi.
1924 – İlköğretim zorunlu hale getirildi.
1924 – Lozan Antlaşması yürürlüğe girdi.
1924 – Gölcük’te ilk tersane ünitesi kuruldu.
1924 – Devlet Demiryolları kuruldu.
1924 – İstanbul – Ankara arasında ilk yolcu uçağı seferi yapıldı.
1924 – Türkiye İş Bankası kuruldu.
1924 – Türk Kadınlar Birliği kuruldu.
1924 – Ankara ilk planlı şehir olarak tanzim edildi.
1924 – Cumhurbaşkanlığı Orkestrası kuruldu.
1924 – Türkiye Tütüncüler Bankası kuruldu.
1924 – İlk milli sigorta Anadolu Sigorta faaliyete geçti.
1924 – Bursa’da Karacabey Harası kuruldu.
1924 – Milli Sahne Ankara’da ilk tiyatro olarak kuruldu.
1924 – Topkapı Sarayı müze olarak ziyarete açıldı.
1924 – Türkiye Cumhuriyeti yazılı ilk madeni para tedavüle çıktı.
1924 – Atatürk’ün önerisiyle ismini de verdiği Cumhuriyet Gazetesi yayına başladı.
1925 – Danıştay kuruldu.
1925 – Türk Hava Kurumu (Türk Tayyare Cemiyeti) kuruldu.
1925 – İstanbul’da Liman İşleri inhisarı kuruldu.
1925 – Osmanlı’da köylülerden alınan Aşar Vergisi kaldırıldı.
1925 – Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü kuruldu.
1925 – Sanayi ve Madenler Bankası kuruluş kanunu kabul edildi.
1925 – 1920’de Atatürk tarafından kurulan Anadolu Ajansı bir anonim şirkete dönüştürüldü.
1925 – Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu kabul edildi.
1925 – Gazi Orman Çiftliği kurulmaya başlandı.
1925 – Eskişehir Cer Atölyelerinde demiryolu malzemesi üretecek birimler hizmete girdi.
1925 – Adana Mensucat Fabrikası üretime başladı.
1925 – Türkiye’nin ilk betonarme köprüsü Menderes Nehri üzerine yapıldı.
1925 – İlk Cumhuriyet altını basıldı.
1925 – Adana ve Bergama Müzeleri açıldı.
1925 – Tayyare Cemiyeti’nin katkılarıyla Ankara’da Türk yapımı ilk planör uçuruldu.
1925 – Şeker Fabrikaları kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
1926 – Demir Çelik Sanayiinin kurulmasına ilişkin kanun yayımlandı.
1926 – Uluslararası saat ve takvim uygulanmasına başlandı.
1926 – Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi. Kanunla kadın erkek eşitliği sağlandı.
1926 – Türk Telsiz Telefon Şirketi kuruldu.


1926 – Eskişehir Uçak Bakım İşletmesi açıldı.
1926 – Yabancı gemilere tanınan ayrıcalıkları kaldıran Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi.
1926 – İlk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.
1926 – Ankara otomatik telefonu işletmeye açıldı.
1926 – İstanbul’da inşaat demiri üreten ilk haddehane açıldı.
1926 – Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri kuruldu.
1926 – Amasya, Sinop ve Tokat Müzeleri açıldı.
1926 – Kayseri Uçak ve Motor Fabrikası açıldı. 1950’li yıllarda Adnan Menderes hükümetince kapatılana kadar bu fabrikada toplam 112 savaş uçağı üretildi.
1926 – Bakırköy Çimento Fabrikası kuruldu.
1926 – Uşak Şeker Fabrikası işletmeye açıldı.
1927 – Teşviki Sanayi Kanunu kabul edildi.
1927 – Bünyan Dokuma Fabrikası hizmete girdi.
1927 – Ankara – Kayseri demiryolu açıldı.
1927 – Emlak ve Eytam Bankası kuruldu.
1927 – İstanbul Radyosu yayınlarına başladı.
1927 – Samsun – Havza – Amasya demiryolları açıldı.
1927 – Bursa Dokumacılık Fabrikası açıldı.
1927 – Eskişehir Bankası kuruldu.
1927 – Ankara Arkeoloji Müzesi ve Sivas Müzesi kuruldu.
1927 – Okullarda karma eğitime geçildi.
1927 – İlk basketbol ligi düzenlendi.
1927 – İlk Köy Öğretmen Okulu Kayseri’de açıldı.
1927 – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kağıt parası tedavüle çıkarıldı.
1927 – İzmir Müzesi açıldı.
1927 – Ankara’da Çocuk Sarayı açıldı.
1927 – İlk düzenli radyo yayını İstanbul’da başladı.
1928 – Laiklik Cumhuriyetin temel ilkesi olarak kabul edildi.
1928 – Anadolu Demiryolu Şirketi yabancılardan satın alındı.
1928 – Haydarpaşa-Eskişehir-Konya ve Yenice-Mersin Demiryolları yabancılardan satın alındı.
1928 – Ankara Çimento Fabrikası açıldı.
1928 – Türk halkına okuma-yazma öğretmek için Millet Mektepleri açıldı.(1936’ya kadar 16-45 yaş arasındaki yaklaşık 3 milyon kişiye temel eğitim verildi.)
1928 – Ankara Numune Hastanesi açıldı.
1928 – Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü kuruldu.
1928 – Türk Eğitim Derneği (TED) Atatürk’ün koruyuculuğunda Ankara’da kuruldu.
1928 – Türk Vatandaşlığı Yasası kabul edildi.
1928 – İstanbul Bomonti’de Türk Mensucat Fabrikası hizmete girdi.
1928 – Amasya – Zile demiryolu açıldı.
1928 – Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkındaki kanun kabul edildi.
1928 – Malatya Elektrik Santralı açıldı.
1928 – İlk defa Kadınlar Mahkemelerde Avukat olarak görev aldılar.
1928 – Kütahya – Tavşanlı demiryolu açıldı.
1928 – İstanbul’da Üsküdar, Bağlarbaşı ve Kısıklı’da tramvay hatları açıldı.
1928 – Ankara’nın ilk büyük oteli Ankara Palas açıldı.
1928 – Gaziantep’te Mensucat Fabrikası işletmeye açıldı.
1929 – Mersin- Adana demiryolu yabancılardan satın alındı.
1929 – Ankara ile İstanbul arasında telefon konuşmaları başladı.
1929 – Ayancık Kereste Fabrikası açıldı.
1929 – Trabzon Vizera Hidroelektrik Santralı hizmete girdi.
1929 – İstanbul’da Fatih-Edirnekapı tramvay hattı hizmete girdi.
1929 – Anadolu-Bağdat, Mersin- Tarsus Demiryolları yabancılardan satın alındı.
1929 – Haydarpaşa Limanı yabancılardan satın alındı.
1929 – Kütahya- Emirler, Fevzipaşa-Gölbaşı demiryolları açıldı.
1929 – Deniz Ticaret Kanunu kabul edildi.
1929 – Paşabahçe Rakı ve İspirto Fabrikası açıldı.
1929 – Yeni Türk harfleriyle ilk posta pulları basıldı.
1930 – Ankara – Sivas Demiryolu Hattı ulaşıma açıldı.
1930 – Kadınlar Belediyelerde seçme ve seçilme hakkı kazandı.
1930 – Ankara’da Ziraat Enstitüsü kuruldu.
1930 – Kayseri – Şarkışla demiryolu açıldı.
1930 – Türkiye Gazeteciler Birliği kuruldu.
1930 – İstanbul Galata Köprüsü’nden 70 yıldan beri alınan köprü geçiş ücreti kaldırıldı.
1930 – Ankara Etnografya Müzesi halka açıldı.
1931 – Bursa- Mudanya demiryolu yabancılardan satın alındı.
1931 – Gölbaşı – Malatya demiryolu açıldı.
1931 – 10 ilde Bölge Sanat Okulları açıldı.
1931 – Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu.
1931 – Tekel Genel Müdürlüğü kuruldu.
1931 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kuruldu.
1931 – Uluslararası ölçü birimleri kabul edildi.
1931 – Türk Tarih Kurumu kuruldu.
1932 – Devlet Sanayi Ofisi (DSO) kuruldu.
1932 – Samsun- Sivas demiryolu açıldı.
1932 – Diyarbakır Tekel Rakı Fabrikası açıldı.
1932 – Sanayi Teşvik Kanunu ile toplam 1473 işletme teşvikten yararlandırıldı.
1932 – İzmir Rıhtım İşletmesi yabancılardan satın alındı.
1932 – Türkiye Sanayi Kredi Bankası kuruldu.
1932 – Kütahya – Balıkesir demiryolu açıldı.
1932 – Ulukışla – Niğde demiryolu açıldı.
1932 – Halkevleri açıldı. (1951’de Adnan Menderes hükümetince kapatıldıklarında 478 Halkevi, 4322 Halk Odası vardı.
1932 – Türk Dil Kurumu kuruldu.
1932 – Türkiye Milletler Cemiyetine üye oldu.
1933 – Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı.
1933 – Sümerbank resmen faaliyete geçti.
1933 – İstanbul – Ankara arasında düzenli uçak seferleri başladı.
1933 – Adana-Fevzipaşa demiryolu açıldı.
1933 – Ulukışla – Kayseri demiryolu açıldı.
1933 – Yerel Yönetimlere finansal yardım için İller Bankası kuruldu.
1933 – İstanbul Üniversitesi kuruldu.
1933 – Zonguldak Yatırım Bankası ve Kayseri Milli İktisat Bankası kuruldu.
1933 – Havayolları Devlet İşletmesi kuruldu.
1933 – Samsun- Çarşamba demiryolu hattı yabancılardan satın alındı.
1933 – Halk Bankası kuruldu.


1933 – Ankara’da Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı.
1934 – Bandırma- Menemen- Manisa demiryolu yabancılardan satın alındı.
1934 – İlk Türk Operası sahnelendi.
1934 – Kadınlar birçok Avrupa ülkesinden önce genel seçimlerde seçme/seçilme hakkı kazandı.
1934 – İzmir-Kasaba demiryolu yabancılardan alınarak devletleştirildi.
1934 – Keçiborlu Kükürt Fabrikası üretime başladı.
1934 – Soyadı Kanunu kabul edildi.
1934 – Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1934 – Isparta Gülyağı Fabrikası üretime başladı.
1934 – Kayseri Uçak ve Motor Fabrikasında yapılan ilk uçağın deneme uçuşu yapıldı.
1934 – Basmane İzmir – Afyon demiryolu yabancılardan satın alındı.
1934 – Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası’nın açılışı yapıldı.
1934 – İlk Süttozu Fabrikası Bursa’da açıldı.
1934 – Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası işletmeye açıldı.
1934 – Demiryolu Elazığ’a ulaştı.
1935 – Haftasonu tatili Cumartesi-Pazar olarak kabul edildi.
1935 – Aydın Demiryolları yabancılardan satın alındı.
1935 – MTA Enstitüsü kuruldu.
1935 – ETİBANK kuruldu.
1935 – Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. kuruldu.
1935 – Türkkuşu kuruldu.
1935 – İstanbul Rıhtım Şirketi yabancılardan satın alındı.
1935 – Ankara’da troleybüs hattı işletmeye açıldı.
1935 – Fevzipaşa-Ergani-Diyarbakır demiryolları açıldı.
1935 – İlk Arkeolojik kazılar Alacahöyük’te başladı.
1935 – Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası üretime başladı.
1935 – Zonguldak Türk Antrasit Fabrikası işletmeye açıldı.
1935 – Afyon – Isparta demiryolu açıldı.
1935 – Sümerbank Kayseri Dokuma Fabrikası’nın açılışı yapıldı.
1935 – Ankara Mamak’ta Gaz Maskesi Fabrikası açıldı.
1935 – Ayasofya müze olarak ziyarete açıldı.
1935 – Ankara’da Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi açıldı.
1936 – Kabotajın Deniz Yolları İdaresi’ne geçmesi sağlandı.
1936 – Ankara Çubuk Barajı açıldı.
1936 – Motreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı.
1936 – Çanakkale ve İstanbul Boğazlarında askerden arındırılmış bölgelere Türk askerleri yerleştirildi.
1936 – Ankara’da Devlet Konservatuarı açıldı.
1936 – Edirne-Sirkeci Şark Demiryolları yabancılardan satın alındı.
1936 – Haydarpaşa Numune Hastanesi hizmete girdi.
1936 – Sümerbank Malatya İplik ve Bez Fabrikası kuruldu.
1936 – İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası hizmete girdi.
1936 – Elazığ Şark Kromları İşletmesi kuruldu.
1936 – İzmir Enternasyonal Fuarı açıldı.
1936 – İzmir Havagazı Şirketi yabancılardan satın alındı.
1936 – İstanbul Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.
1936 – SEKA’nın İzmit’teki fabrikasında ilk kağıt üretildi.
1936 – Ankara 19 Mayıs Stadyumu hizmete açıldı.
1937 – Sümerbank Konya Ereğlisi Dokuma Fabrikası üretime başladı.
1937 – Ziraat Bankası Kanunu kabul edildi.
1937 – Kozlu Kömür İşletmeleri yabancılardan satın alındı.
1937 – Çatalağzı – Zonguldak demiryolu açıldı.
1937 – İstanbul Resim Heykel Müzesi açıldı.
1937 – Ankara’da ilk Bira Fabrikası kuruldu.
1937 – Toprakkale – İskenderun demiryolu yabancılardan satın alındı.
1937 – Ankara’da Motorlu Tayyarecilik Okulu açıldı.
1937 – Urfa’da Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği açıldı.
1937 – Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası açıldı.
1937 – Denizbank kuruldu.
1937 – İstanbul ve Trakya Demiryolları yabancılardan satın alındı.
1937 – Diyarbakır – Cizre Demiryolu açıldı.
1937 – Yozgat Termo-Elektrik Santralı hizmete girdi.
1938 – Gemlik Suni İpek Fabrikası açıldı.
1938 – İzmir Telefon Şirketi yabancılardan satın alındı.
1938 – Ankara Radyoevi hizmete girdi.
1938 – Divriği Demir Madenleri üretime başladı.
1938 – Bursa Merinos Fabrikası faaliyete geçti.
1938 – Murgul Bakır İşletmeleri satın alındı.
1938 – Türk askerleri Hatay’a girdi.
1938 – Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kuruldu.
1938 – Devlet Havayolları Genel Müdürlüğü kuruldu.
1938 – Eskişehir İspirto Fabrikası açıldı.
1938 – İstanbul Elektrik Şirketi yabancılardan satın alındı.
1938 – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) kuruldu.
1938 – Sivas – Erzincan demiryolu açıldı.
1938 – Giresun’da Fiskobirlik kuruldu.
ATATÜRK’ün VEFATINDAN SONRA
1939 – Ergani Bakır İşletmesi hizmete girdi.
1939 – Karabük Demir Çelik Kok Fabrikası üretime başladı.
1939 – İstanbul’da yabancıların işlettiği Tramvay Şirketi tesislerini hükümete devretti.
1939 – İstanbul’daki Tünel İşletmesi tüm tesislerini hükümete devretti.
1939 – Bursa ve Mersin elektrik tesisleri devletleştirildi.
1939 – Adana Elektrik Şirketi devletleştirildi.
1939 – Sivas Demiryolu Makinaları Fabrikası kuruldu.
1939 – Aydın’da 4000 köylüye toprak dağıtıldı.
1939 – İstanbul’da İETT kuruldu.
1939 – Fransız askerleri Hatay’dan çıkartıldı, Hatay Türkiye’ye katıldı.
1939 – Karabük Demir Çelik Fabrikası Yüksek Fırınları hizmete girdi.


1939 – Ankara Havagazı Şirketi devletleştirildi.
1939 – Karabük Demir Çelik Boru Fabrikaları hizmete girdi.
1939 – Milli Piyango İdaresi kuruldu.
1939 – Unkapanı Atatürk Köprüsü açıldı.
1939 – İlk Türk denizaltısı Haliç’te denize indirildi.
1939 – Sivas – Erzurum demiryolu açıldı. Cumhuriyetin ilk 15 yılında yapılan demiryolu 3.000 km’ye ulaştı.
1939 – Tekirdağ Şarap Fabrikası hizmete açıldı.
1940 – Kozabirlik kuruldu.
1940 – Türk Petrol Şirketi kuruldu.
1940 – Köy Enstitüleri kuruldu. (Toplam sayısı 21’i bulan köy enstitüleri 1954 yılında Adnan Menderes Hükümeti tarafından tamamen kapatıldı.)
1940 – İstanbul Radyo İstasyonu hizmete girdi.
1940 – Ereğli Kömür İşletmesi kuruldu.
1940 – Haliçte yapılan İkinci Türk denizaltısı donanmaya katıldı.
1940 – Taksim Gezi Parkı İstanbul’da açıldı.
1940 – Eğitim amaçlı Halk Odaları kuruldu. İlk etapta 141 Halk Odası açıldı.
1940 – Ankara’da Milli Halk Kütüphanesi açıldı.
1940 – Garp Linyitleri İşletmesi kuruldu.
1941 – Gebere Barajı açıldı.
1941 – Petrol Ofisi kuruldu.
1941 – Türk Hava Kurumu Ankara’da uçak fabrikası kurdu.
1941 – THY Yurtiçi uçuş merkezlerinin sayısı 11’e çıktı.
1942 – Ankara Etimesgut’ta üretilen ilk Türk uçağı deneme uçuşları yaptı.
1942 – Türk Devrim Tarihi Enstitüsü kuruldu.
1942 – İlköğretim seferberliği başladı.
1942 – Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü açıldı.
1942 – Dalaman ve Hatay Devlet Üretme Çiftlikleri kuruldu.
1942 – Bursa, Denizli, Mersin, Çorum ve Urfa’da Kız Sanat Enstitüleri açıldı.
1942 – İlk büyük Türk ilaç fabrikası Eczacıbaşı İlaç Fabrikası Levent’te açıldı.
1942 – Atatürk Devrim Müzesi açıldı.
1943 – Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsası Kanunu kabul edildi.
1943 – Zonguldak-Kozlu demiryolu hattı açıldı.
1943 – İstanbul’da Atatürk Bulvarı açıldı.
1943 – Ankara’da Gençlik Parkı açıldı.
1943 – Diyarbakır – Batman Demiryolu açıldı.
1943 – Seyhan Regülatörü açıldı.
1943 – Sivas Çimento Fabrikası açıldı.
1943 – İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü kuruldu.
1943 – İstanbul’da Yıldız Parkı açıldı.
1943 – Ankara Fen Fakültesi açıldı.
1944 – Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK) kuruldu.
1944 – İzmit Klor Alkali Fabrikası hizmete girdi.
1944 – İzmit Selüloz Fabrikaları işletmeye alındı.
1944 – Türk Hava Kurumu’nun Ankara’daki uçak fabrikasında 140 eğitim uçağı, ambulans uçakları ve çok sayıda planör üretildi.
(Ne yazık ki; Ankara, Kayseri ve Eskişehir’deki Uçak ve Uçak Motoru Fabrikalarının tamamı 1950’li yıllarda Adnan Menderes hükümeti tarafından kapatılmıştır.
1944 – İzmit’te Gazete ve Sigara Kağıdı Fabrikası açıldı.
1944 – Yeşilköy’de yerli sermaye ile üretilen ilk Türk özel yolcu uçağının denemesi yapıldı.
1944 – Anıtkabir’in temeli atıldı.
1944 – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) kuruldu.
1944 – Mersin Limanı hizmete açıldı.
1944 – Gaziantep Havaalanı açıldı.
1944 – Fevzipaşa – Malatya ve Diyarbakır – Kurtalan demiryolları hizmete girdi.
1944 – Sakarya’da Ziraat Alet ve Makinaları Fabrikası üretime başladı
1944 – İzmir’de Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu açıldı.
1945 – Şirketi Hayriye devlet tarafından satın alındı.
1945 – Türkiye Birleşmiş Milletler’e kurucu üye olarak katıldı.
1945 – İskenderun Limanı hizmete girdi.
1945 – Türkiye ilk defa yerli ampul üretimine başladı.
1945 – Balıkesir, Van, Rize, Erzurum, Erzincan ve Çankırı’da liseler ve enstitüler açıldı.
1945 – Çiftçiyi ve Köylüyü Topraklandırma Kanunu kabul edildi.
1945 – Ormanlar koruma amacıyla devletin mülkiyetine geçti.
1945 – İstanbul – Londra ve İstanbul – Paris uçak seferleri başladı.
1946 – İş ve İşçi Bulma Kurumu hizmete başladı.
1946 – İşçi Sigortaları Kurumu yürürlüğe girdi.
1946 – İstanbul – Ankara arasında yataklı tren seferleri başladı.
1946 – Ankara Üniversitesi kuruldu.
1946 – Elazığ Tekel Şarap Fabrikası açıldı.
1946 – İstanbul ve Ankara Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1946 – Türkiye’nin ilk çok partili seçimleri yapıldı.
1947 – Heybeliada Senatoryumu hizmete girdi.
1947 – İstanbul Açıkhava Tiyatrosu açıldı.
1947 – İşçi ve İşveren Sendikaları Kanunu kabul edildi.
1947 – Palu-Genç demiryolu açıldı.
1947 – Türkiye Dünya Sağlık Örgütüne üye oldu.
1947 – Rize Çay Fabrikası hizmete girdi.
1947 – Eskişehir Demiryolu Takım Fabrikası hizmete girdi.
1947 – İstanbul’da İnönü Stadyumu açıldı.
1948 – Köprüağzı – Maraş demiryolu açıldı. Açılan son demiryolu hattı oldu; çünkü 1950’deki Adnan Menderes hükümetinden itibaren demiryolu yapımları durduruldu.
1948 – Çatalağzı Termik Santralı hizmete girdi.
1948 – Türkiye Milli Talebe Federasyonu kuruldu.
1948 – Milli Kütüphane hizmete girdi.
1948 – Ankara Etimesgut’ta kurulan Uçak Motor Fabrikası hizmete girdi.
1949 – Porsuk Barajı açıldı.
1949 – Emekli Sandığı kuruldu.
1949 – Türkiye İnsan Hakları Bildirgesini onayladı.
1949 – Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kuruldu.
1949 – İstanbul’da Kartal- Yalova araba vapuru hattı açıldı.
1949 – Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası Filyos’ta açıldı.
1949 – Muş’ta Alparslan Devlet Üretme Çiftliği kuruldu.
1949 – Murgul Bakır İşletmeleri üretime başladı.
1949 – Türkiye Avrupa Konseyi’ne kabul edildi.
1923 – 1950 arasında yapılan tüm bu eserler ve yatırımlar gerçekleştirilirken tek kuruş bile borç alınmamıştır.
Borç alınmadığı gibi Osmanlı’nın bıraktığı Düyun-u Umumiye borçları da ödenmiştir.
1929 -1932 arası Dünya tarihinde şu ana kadar yaşanan en büyük kriz olan “Dünya Ekonomik Bunalımı” dönemidir. Teğet geçmemiştir!
1939 – 1945 arası tüm dünyanın yıkıma sürüklendiği II. Dünya Savaşı dönemidir.

Bu dönemde tüm dünya kana bulanırken ve komşu ülkelerde bile milyonlarca insan ölürken; tek bir Türk vatandaşının burnu dahi kanamamıştır.
Genç Türkiye Cumhuriyetini kuran iradenin elbetteki hataları da olmuştur.
O günkü Türkiye’nin yoksulluğunu ve savaş zamanlarını göz önüne aldığımızda ne kadar zorluklar çekildiği ortadadır.
Örneğin; sık sık gündeme gelen şu camilerin kapatılırak depoya dönüştürülmesi konusunun gerçek yüzü şudur:
İkinci dünya savaşında sınırlara yığınak yapmak zorunda kalan orduyu doyurmak amacı ile köylüden toplanan hububat modern SİLO’lar olmadığı için camiler boşaltılarak SİLO yerine kullanılmıştır. Doğru olan yöntem de odur…

Peki bütün bu yapılan yatırımları ve emperyalizmin ellerinden alınarak devletleştirilen işletmeleri kimler tekrar emperyalistlere satmaya başladı? Adnan Menderes…

Neden 301 inci madde ile uğraşıyorlar ?!

DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, ''(TCK'nın) 301'inci maddedeki 'Türklük' ibaresi, ırka yönelik referans vermektedir. Bu uluslararası sözleşmelere aykırıdır'' demişti hatırlayalım. -Bu gün de (7 Ocak 2008) Bakan, 301 inci madde de öngördükleri değişikliğin TBMM 'ne verilebileceğini söyledi. (*) - 301 inci maddenin biz ulusalcılar için önemi biliniyor ve zihinlerimize ruhlarımıza işkence ede ede Ülkemizin üzerinde oynan büyük kötülük oyununun bir paragrafı daha serigilenmeye devam ediyor; kendi devletimizin kurum ve kuruluşları vasıtasıyla da bizlerle yapılan psikolojik savaştır bu.

Hakikat şudur ki, Irkımıza yönelik referans vermemiz en doğal hakkımızdır. Çünkü aslını inkar edene soysuz denir. Türkiye, Türklere ait vatan demektir zaten. Kısaca, Türkiye Türklerin demektir. Tıpkı Almanya almanların; fransa fransızların, ingiltere ingilizlerin vd demek olduğu gibi... Türklük ibaresinden rahatsız olanlar hala anlamazlıktan geliyorsanız söyleyelim: öyle demek olmasaydı göçmen yasaları ; yabancı düşmanlığı diye bir şey olur muydu bu ülkelerde ve meclislerinde ,milletvekillerinde ?! Hatta utanmazlık ötesi hallerini devam ettirebilmek için de partileri var ırkçılıklarını referans veren. Biz ırkçı olmadığımız halde, IRKIMIZA yani VAR OLUŞ UMUZA NEDEN OLANA TAHAMMÜLLERİ YOK bunların, sebebi çok açık bizce: İki kutuplu dünyayı kendi lehlerine kullanmak.. tek kutuplu olmak. Çok komik ve cahil bir ifade olmaktan da öte, büyük kötülük işlemek için kasıtlı yaratılmış bir ifade bu. Şöyle ki: Tek kutup- tek kutupluluk olamaz. Bu, eşyanın doğasına aykırıdır. Kutup kelimesi zaten karşıtlık - karşı tarafı olan'ı anlatan bir ifade. (eşya derken, şimdiki dünya eşyasından bahsediyoruz elbette.) Kısacası, eşyanın doğasını değiştirmeden tek kutupluluk ( kutupsuzluk demektir) olamaz. Tek kutupluluk ifadesi, görüşleri saptırmak ; karşıtını kasten bozguna uğratmak için kullanılan, kullandırılan bir ifade.

Eşyanın doğası değişmediğine yani Kutup adı, kelimesi ortalıkta olduğuna göre hakiki durum şu:

Doğa yasaları gereği İki kutuplu bir dünyada yaşamaya devam ediyoruz. Kutbun biri emperyalizm diğeri ise emperyalizmi yeryuzünden kaldırmaya çalışanlar. Bu konuda biliyoruz ki Türkiye görevli ülke. Bu konuda görevli olması hasebiyle de üzerinde çok oyunlar oynanmaktadır. En az herkes kadar Irkımıza Türklüğümüze yönelik referans vermemiz en doğal hakkımızdır. Çünkü aslını inkar edene soysuz denir. Bir türlü tarih boyunca kendilerine ( birey ve toplum ) larına hakim olamadıkları için, hayatlarını her daim mideleri, cepleri nefsaniyetleri yönettiği için yani her zaman satın alınabilecekleri için, "... iye" (yada "… istan") leri olmamıştır, olmayacaktır da. Yani boşuna ellerini ovuşturmasınlar. Bakınız şu bağırsakları kurtla dolu olanlara, ellerini ovuşturup egemenlik verin bize diyorlar, " `Türklük' ibaresi, ırka yönelik referans vermektedir " ifadeleri ile yani. Hem de Türkiye referanslı meclis çatısının kendilerini koruyup kollamasını kullanarak. Buna, hürriyetin kötüye kullanılması derler beyler. Türklük ten nasibini alamamış gaflet yığınları şunu unutmayın :

Egemenlik asla verilmez, alınır. Egemenliği birilerinin size vereceğini düşünebilmeniz dahi tam bir geriliktir. Hem de ruhsal gerilik ! Bu gerilik, hem bireyler olarak sizi hem de toplumlarınızı kapsıyor. Ruhsal gerilik , hemen öyle bir kaç yüzyılda kalkan bir hal değildir. Kainatın hiç bir yerinde kendinize kendiniz için emek verip iç gücünüzü artırmadan , bilincinizi yükseltmeden size yetki verilmez. Zaten yetki de, verilmez. Yetkinleşirsin, yetkiyi alırsın. O zaman yetki senindir. Özellikle bağımsızlık, egemenlik yetkisi ise bu, yetkinliğini binlerce yıl ispatlamış olman gerekir ! (ne yedilerse, bağırsaklarındakiler rahatsız olmuş) karnı ağrıyanlara yine tekrarlayalım, belki duyup idrak edebilmek durumuna girebilirler:

Türk+iye, Türklerin devamlı vatanı demektir. Vatan ne demektir bilmiyorsunuz siz. Sıkıştınız mı kaçarsınız, sığınırsınız birlerine siyasi vs olarak. Yani hep birilerinin şemsiyesinin altına muhtaçsınız. Sığınmacı zihniyette bağımsızlık karakteri yoktur ki! Durum bu olunca 301 ile uğraşır, uğraştırılırsınız. Bu kötü oyununuzun sonunda elde etmek istediğiniz "TBMM" deki Türkiye ibaresini de kaldırtmak. Geriye BMM kalır. M yi yani millet kelimesini de kaldırmak gelir ardından. Çünkü Millet = Türk Milleti demektir. Bu ayak oyunları, kötü bizans oyunlarına benziyor. Unutmayın, Bizansı biz tarihe gömdük. Büyük oyunlarıyla birlikte. Geriye küçük oyunları kaldı küçük insanlar oynasın diye. Küçük insanlar da Romanın = Vatikanın güdümündeler. yani Ferisilerin.

Ferisiler, iki yüzlülükleri ve takiyyeyi yaratıp uygulamaları ile meşhurdurlar. Bağımsızlık karakteri olmayan siz gafiller rahatsız oluyor diye , Türkiye adını o zaman çıkaracak mıyız her türlü varlığımızdan!? Türkiye Cumhuriyeti; Türkiye Büyük Millet Meclisi vb denmesin istiyorsunuz kısacası. Yok ya! Türk milletvekili de denmeyecek o zaman. Salt milletvekili de dense, "hangi milletin vekili kardeşim bunlar yahu ?" demezler mi adama.!? Derler. Ellerini ovuşturdukları da bu zaten. Diyecek ki (zaten diyorlar da) TBMM çatısı altındaki vekiller o zaman, "ben zaten kürdüm ; ben lazım; ben şunu ben bunun vekiliyim"... İyi de, bu şekildeki kendinizi tanıtımınız, neyinize referans veriyor beyler?! Derdinizin, karın ağrınızın sebebinin ne olduğu açığa çıkıyor böylece. Bağırsaklarınızdaki solucanlar, kurtlar, iflah olmaz çeşitli parazitlerdir bu karın ağrılarınızın asıl gerçeği.

Türklük ibaresi ırka yönelik referans veriyor diyen sahtekarlar, hemen üstteki bu ifadeleriniz kötü niyetinize, emperyalizm küreselcilik işbirlikçiliğinize yönelik referans vermiyor mu.!? Elbette veriyor. Neden 301 ile uğraşıyor "yerli - yabancı yankee' ler", gaflet yığınları? kedi erişemediği ete murdar der de ondan. Öyledir ki, Türkiye Cumhuriyeti ve onun bugünkü sahipleri olan Türkler bütün dünya medeniyet ve insanlığı içinbenzemeye çalışılacak bir örnektir. Yalnız bu kadar değil, Türkler tarihin çok eski devirlerinde insanlığa karşı yaptıkları kültürel vazifeleri yeniden ve fakat bu sefer daha üstün şekilde yapmaya hazırlanan yüksek bir millettir.

Türkün sahip olduğu yüksekliğe erişemeyince, kendi seviyelerine - aşağı çekmeye uğraşıyorlar. istedikleri kadar aşağı çekmeye gayret etsinler, gen olmuş bir yükseklik var Türkün bünyesinde. Elleri mahkum eninde sonunda Türk'e benzemeye. Bunu bilim söylüyor.

301 Bu Hafta TBMM'ye Sevk Edilecek Adalet Bakanı, değişiklik çalışmalarının sonuçlandığını bildirdi. Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde değişiklik öngören düzenleme bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sevk edilecek. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 2008 yılının hukuk reformları alanında daha güçlü adımların atılacağı bir yıl olacağını söyledi. Mehmet Ali Şahin, düzenlediği basın toplantısında bakanlığının 2007 yılı çalışmaları ve 2008 hedeflerini anlattı. Şahin, 2008 yılında reformların kararlılıkla süreceğini belirterek, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu başta olmak üzere önemli tasarıların yasalaşacağını belirtti. Adalet Bakanı Şahin, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinin değiştirilmesiyle ilgili çalışmaların sonuçlandığını da açıkladı. Şahin, "Ben bu hafta içinde TCK'nın 301. maddesi ile ilgili bir değişiklik teklifinin veya tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verilebileceğini düşünüyorum. Çünkü tüm hazırlıklar sonuçlanmıştır. Son aşamaya gelmiştir demiyorum, sonuçlanmıştır" diye konuştu. Şahin, Etkin Pişmanlığı düzenleyen 221. madde ile ilgili yeni bir çalışmanın bulunmadığını belirtti. Adalet Bakanlığı'nın 2008 yılında 4 ayrı tarihte yapılacak yazılı sınavlarla 1000 hakim ve savcı alacağını duyuran Şahin, sınavlarda kimsenin hakkının yenmemesi konusunda kararlı olduklarını da ifade etti.
MUSTAFA KEMAL'İN ÇOCUKLARININ MESAJIDIR:

Bugün, Atamızla aynı iman ve katiyetle söylüyoruz ki,

Milli ülküye, herşeye rağmen tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milleti 'nin (ne mutlu Türküm diyenin) büyük millet olduğunu, bütün medeni alem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.

Asla süphemiz yoktur ki, hızla inkişaf etmekte olan Türklüğün unutulmus büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, yarının yüksek medeniyet ufkundan yeni bir günes gibi doğacaktır!

Ne mutlu Türküm diyene!.





Bunları Biliyor muydunuz?

Bunları Biliyor muydunuz?

* 1-Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından; “Atatürk’ün... Büyük NUTKU’nun” çıktığını...”

* 2- Fidel Castro nun:12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den ABD NİN BİLGİSİ OLMAMASI şartıyla "Atatürk'ün Büyük Nutuk Kitabını" istediğini... Ve: "Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?" dediğini,

* 3- 1935'teki Uzun Yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk sözlerinin : "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm. ."olduğunu,

* 4- Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

*5- 1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediğini,

* 6- 1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde;"Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini,

* 7- 2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini ...