CUMHURIYET AHLAK ÜSTÜNLÜĞÜNE DAYANAN BİR ÜLKÜDÜR, CUMHURİYET ERDEMDİR

"Üç bin altı yüz öncesinden size bir mektup var" deseler, tepkiniz ne olurdu?

“Üç bin altı yüz yıl öncesinden size bir mektup var” deseler, tepkiniz ne olurdu?

Sümerli bir şair ve öğretmen olan Ludingirra binlerce yıl öncesinden bize bir mektup yazmış.

Mektubunda şunları söylüyor:

“Ben bir Sümerli öğretmen, şair ve yazarım.

Yaşım yetmiş beşi bulduğundan öğretmenliği bıraktım fakat şairlik ve yazarlık ölünceye kadar sürecek.

Bu yaşam öykümü daha çok gelecek kuşaklar için yazmaya başladım.

Bizim ulusumuz, dilimiz, geleneklerimiz, sosyal yaşantımız, sanatımız unutuluyor artık. 

Bu güzel ve uygar ülkemize heryerden göz diktiler.  

Göklere uzanan basamaklı kulelerimizin, görkemli tapınaklarımızın, arı gibi çalışan çarşılarımızın, her tarafa ulaşan kervanlarımızın, dümdüz uzanan yollarımızın, bol ürün veren tarlalarımızın, nehirlerimizde ve açtığımız kanallarda salına salına yüzen teknelerimizin, her türlü bilgiyi veren okullarımızın ünü uzak ülkelere kadar yayıldığından; ilkel olan bu ülkelerin halkı kıskandı bizi.

Fırsat buldukça üzerimize saldırdılar. Kentlerimizi yakıp yıktılar.

Biz yaptık, onlar yıktılar; biz yaptık, onlar yaktılar. Halkımız hatta krallarımız tutsak oldu.

Ailelerimiz dağıldı. Tarlalarımız, bahçelerimiz bakımsızlıktan kurudu; hayvanlarımız açlıktan öldü ve böylece kökü binlerce yıl önceye dayanan ulusumuz yoruldu, dayanamayacak hale geldi ve içimize yavaş yavaş sızıp bizi yiyen yabancıların kucağına bırakıverdi kendini.

Onlar yönetiyor bizi şimdi. Topraklarımıza ilkel geldiler; sayemizde uygar olmaya başladılar. Ne yazıdan, ne tarımdan, ne sanattan, ne dinden, ne okuldan, ne attan, ne arabadan, ne aydan, ne yıldan haberleri vardı.

Hepsini bizden öğrendiler. Sonra da “biz yaptık, biz bulduk” diye övünmeye başladılar.

Hep korkuyorum, bir gün gelecek, adımız da uygarlığımız da unutulacak. Biz ne yaptık, ne başardıysak hepsini onlar üstlenecekler.

Bu durum beni yıllardan beri üzüyordu. Ben küçük bir adamım, bunu önlemek elimden gelmez diye yakınıyordum. Bir gün aklıma geldi.

Ben bir yazar olduğuma göre; ulusumuzun bulduklarını, başardıklarını, geçmişini, geleneklerimizi yazmaya karar verdim. Böylece herkese ulaşacağını umut ediyorum.

Bizim uygarlığımız belki binlerce yıl sonra yaşayan insanlara da geçecek. Bizim attığımız temeller üzerine yenilerini koyacaklardır. 

Ah! Onlar da bizi hatırlayıp bıraktığımız kültür mirasları için teşekkür edebilseler!..”

Muazzez İlmiye Çığ

Şairin asıl adı Lu-diĝira



TURKLER GALAKTİK UYGARLİKLARDAN GELİYOR

‘Türkler galaktik uygarlıklardan geliyor’
“Türklerin ‘galaktik uygarlıklar’dan biri olan Siriusyen varlıklar tarafından genetik bir aşılanmadan geçirildiği”
Sirius ve Mu kültürlerinin
Türk kültür tarihinin ana yapı taşlarını oluşturduğu
Karaman-Konya-Akşehir üçgeninden yayılacak enerjinin
Türkleri farklı bir zaman boyutuna götürüceği
(Yüze yakın bu bölgede obruk oluştu ve obruk oluşumu sürüyor)
Türk toplumunun özel bir toplum olduğu belirtilerek bu özelliğini yaratılışından ve sonradan eklenen üstünlüklerinden
elde ettiği ve onu “Tanrının Kırbacı” haline getirdiği
“Atatürk de Mu ve Atlantis’ten gelme özellikleriyle
Agarta’da, dolayısıyla Ergenekon’da da inisiye olmuş:
Alp, Eren ve
doğru yol gösteren (mürşit) bir Bozkurt’tur.
Esra Alus
-Milliyet Gazetesi-31-07-2008.
.
Kökümüz ,Demir kazık yıldızından (vega takım yılıdızı) gelmektedir.
Yıldızın özellikleri biliniyor ki ismine Temir Kazık yıldızı deniyor.
Demir Kazık yıldızı,sembolü Kurt, As An'a.
Kök yüzünün en parlak yıldızıdır.
Güneşten 8.6 ışık yılı uzaklıkta olmasına rağmen parlaklığı güneşin 23 katıdır.
Astronomlar Sirius-B için ‘’küçük yıldızlardan biri olmasına karşın yoğunluğu oldukça ağır bir yıldızdır ‘’ derler.
İnsan aklının algılamakta zorlanacağı bir nokta ki, bu yıldızdan alınacak minik bir maddenin 1 ton geleceği söylenmektedir.
Yer çekimi ve madde yoğunluğuyla birlikte değişim gösteren bu ağırlık oranı, dünyamızla kıyaslayınca çok şaşılasıdır.
Yoğunluğu demirden daha sert olan bu maddenin yer yüzündeki en sert mineral olan elmastan 300 kat daha sert olduğu düşünülmektedir.

Bu yıldıza Türk astral kültüründe de demir gibi sert anlamında Demirkazık yıldızı denir.
Demirkazık, Evrenin direği ve Kökün kapısı olarak adlandırılır. Sıcak ve soğuğun bu kapıdan geçtiği düşünülür.
Bu yıldızın güneşle birlikte doğduğu temmuz ve ağustos ayları orta ve kuzey enlemlerde kavurucu sıcakların olduğu köpek günleri olarak adlandırılır.
Hatta İngilizce’de “Dog Days” ifadesi buradan gelir.
Bu günlerde sıcaklığa bağlı olarak salgın hastalıklarda da artış gözlemlenmiştir.
Demirkazık’tan sıcaklığın yeryüzüne inmesi gibi düşünebiliriz bunu.
Ata uygarlıklarında bu yıldız tanrının ışıklı ülkeleri olan kök ile yeryüzünü birleştiren kutsal bir kapıydı.
Bu yıldız ruhlar âlemi ile ölümlülerin yaşadığı maddi âlemin sınırıydı.
“Tanrıyla insanı ayıran çizgiydi” de denilebilir.
Tanrı insanlara bu kapıdan iyilikler gönderirdi.
Şaman
Samanyolu’nun Büyük Yarığı da, bizim bu gün “Sırat Köprüsü” olarak bildiğimiz anlatımın doğmasına neden olmuştur.
Türklerin (ok Türü>Türk) yaradılış anlatımında gökten mavi ışık huzmesi içinde inen Gök (mavi) kurt sembolü yaygındır.
Orta Asya’da kök Türklerin (Tür ük Bil Uygarlığı) Türeyiş anlatımlarına göre tüm ailesi yok edilen bir çocuk (ki sembolik anlamda bu, bizim güneş sistemimiz) dişi bir kurdun (Demir kazık yıldızı) yol göstermesiyle kurtulur.
Kurt çocuğu emzirir ve çocukla evlenir.
(Aklınıza Türk Yiğidi, Tarkan anlatımını getiriniz) Kök Tanrı, yer yüzüne kurt biçiminde iner.
Ezoterik öğretilere göre de dünya planetinin oluşması da aslında Sirius (köpek yıldızı) ile güneş sisteminin evlenmesinin sonucudur.
Mavi ışıklı kurdun, soyu yok olmuş bir çocukla evlenmesi benzerliği ne kadar ilginçtir.

Türklerin eski inançlarında kurt kutsal sayılır.
Yaradılış efsanelerinin çoğunda ve dünyanın sembol havuzunda dişi kurt önemli bir anlam içerir.
Kök yüzü tarafından gönderilen Aşina(Asena) adındaki bir dişi kurdun efsanesi günümüze kadar gelmiştir .
Kurt resimleri pek çok Türk kavminin bayraklarında yer almış, ordu komutanlarına Kök-Böri denmiştir.
Kök eski Türkçede Gök, Böri ise Kurt demektir.
Tarihe bakarsak eğer; Türkler’e ait en eski belge niteliği taşıyan ve MS V1. yy’da oluşturulan Mahan Tigin adlı bir Türk şehzadesine ait olan Bugut yazıtlarında da taşlara kazınmış kurt kabartmaları görürüz.

İlginç bir bilgi daha: Atatürk’ün 1927 yılında İngiltere’ye bastırttığı ilk paranın üstünde kurt ambleminin olması bu geleneğin hala devam ettiğinin bir göstergesidir. Ayrıca 1960'lara kadar Cumhuriyetin ders ve tarih kitaplarının kapağında bir kurt kafası sembolünün bulunduğunu belirtmekte fayda var.

Bkz 1927'de basılan Türk parası ve üstündeki kurt sembolü. (İngiltere’de 88 altına bastırılmıştır.)
Ders kitaplarının kapağındaki Kurt sembolüyle alakalı görüntülerimi de bulunca ekleyeceğim. Bilgisayarımda 10.000'den fazla görüntü olduğu için arayıp bulmaya üşendim açıkcası. Şimdilik söyleyebileceğim, Sağ tarafa bakan bir kurt kafası figürü olduğudur.

Yıldızımıza dönersek eğer; bu yıldızın rengi hakkında da farklı görüşler vardır. Genelde kırmızı, turuncu renklerle anılmasına rağmen 1. yüzyılda yaşayan şair Manilius ve 4. yy da yaşayan 

Avienus bu yıldızı deniz mavisi olarak ifade ederler. Japon dilinde de mavi yıldız olarak geçmektedir.
yazının devamı ve link yorum bölümünde
.
Vega takım yıldızının Türkçesi Kutup yıldızıdır.
Kutup yıldızı en parlak yıldızdır.
Kuzey bölgesini gösterir.
Günümüzden 13,000 yıl kadar sonra, kuzey yarı kürenin kutup yıldızı, bugünlerde yaz aylarının parlak yıldızlarından olan Vega olacaktır.
Kıble,kıbela olarak da bilinir.
Kutup yıldızındaki kişi oğ'ullarının ismi; Oğ olarak anılır.
Mars gezegenindeki kişi oğullarının ismi Os/z olarak anılır.
Mısır uygarlığının ön Türkçe ismi Ot/d Oğ/k 'dur.
Ot Oğ;Işık oğulları demektir.
Oğ Oz/Oğuz = Görünen Işık Spektrumu.
Yazıtlarda Oğ Oz Kağanın Konumu Oğ/k Üs olarak geçer.
Oğ Üs =
Kutup Yıldızının Yer yüzündeki Elçisi/Peygamberi demektir.
Oğuz kağan Vega yıldızdan Marsta gelen (On Ok/Qun ) kozmik ışınımlardır.
Oğuz Kağan Destanını yeniden okuyunuz....
Babası Kara Han (kara enerji)
Annesi Ay Han (Beyaz>enerji)
Eşi Ulu Anamız,Anau,As Anamız/Asena zaten
Gökyüzünden ışınlanarak gelmiştir.
.
Otozom'lar, cinsiyet kromozomu olmayan kromozom grubudur.
Türlerde çift halinde bulunurlar.
X ve Y kromozomları otozomal kromozomlardan değillerdir.
Genellikle cinsiyet kromozomları, gonozomlar, allozomlar ve heterozomlar aynı anlamda kullanılırlar, bunların zıddı olan otozom kromozomlardır.
İnsan vücudunda 23 çift kromozom bulunur
(22 çift otozom, 1 çift gonozom).
X kromozomu, iki eşey kromozomundan biridir.
Bütün insanlarda birisi mutlaka bulunurken,
kadınlarda "46, XX"; erkeklerde "46, XY" normal karyotip olarak bilinir.
Eşey kromozomları insanlarda bulunan 23 homolog çiftin biridir.
X kromozomu, 153 milyondan fazla baz taşır.
Kadın hücrelerindeki toplam DNA'nın yaklaşık %5'ini,
erkek hücrelerindeki toplam DNA'nın %2,5'ini içerir.
Her insan normalde eşey kromozomlarından ikisini bulundurur.
Kadınlar X kromozomuyla birlikte X'ten bir tane daha taşırlarken (46, XX), erkekler, X'in yanında Y kromozomunu (46, XY) bulundururlar.
Zeka tamamen X kromozomu üzerinden taşınır.
Homolog kromozom, biri anneden biri babadan gelen şekil ve büyüklük bakımından aynı olan kromozomlardır.
Biri babadan, biri anneden gelen benzer şekil ve büyüklükteki, aynı karaktere etki eden kromozom çiftlerine denir.

Muzaffer Çiçek

Kaynak: Sirius UFO Uzay bilimleri Araştırma Merkezi 

MUSTAFA KEMAL'İN ÇOCUKLARININ MESAJIDIR:

Bugün, Atamızla aynı iman ve katiyetle söylüyoruz ki,

Milli ülküye, herşeye rağmen tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milleti 'nin (ne mutlu Türküm diyenin) büyük millet olduğunu, bütün medeni alem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır.

Asla süphemiz yoktur ki, hızla inkişaf etmekte olan Türklüğün unutulmus büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, yarının yüksek medeniyet ufkundan yeni bir günes gibi doğacaktır!

Ne mutlu Türküm diyene!.





Bunları Biliyor muydunuz?

Bunları Biliyor muydunuz?

* 1-Che Guevara, 1967 yılında Bolivya’da yakalanıp öldürüldüğünde sırt çantasından; “Atatürk’ün... Büyük NUTKU’nun” çıktığını...”

* 2- Fidel Castro nun:12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türkiye diplomatı Bilal Şimşir'den ABD NİN BİLGİSİ OLMAMASI şartıyla "Atatürk'ün Büyük Nutuk Kitabını" istediğini... Ve: "Devrimci M.Kemal ATATÜRK varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyorlar?" dediğini,

* 3- 1935'teki Uzun Yürüyüş öncesinde Şankay Meydanı'nda toplanan binlerce Çinliye seslenen Mao'nun ilk sözlerinin : "Ben, Çin'in Atatürk'üyüm. ."olduğunu,

* 4- Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,

*5- 1938'de, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı döneminde, danışman, senatör ve bakanlarından oluşan yüz yirmiden fazla kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i görmek için neler vermezdim" dediğini,

* 6- 1938'de Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde;"Allah bir ülkeye yardım etmek isterse, onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" denildiğini,

* 7- 2006'da ise AB Uyum yasaları gereğince devlet dairelerinden Atatürk resimlerinin kaldırılmasının istendiğini ...